Av. Sercan Coşkun Kulak · Son güncelleme: Ekim 2026
Eşler boşanma veya boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamadığında açılan davaya çekişmeli boşanma davası denir. Bu davada mahkeme, yalnızca dilekçelerde ileri sürülen olayları ve gösterilen delilleri esas alarak karar verir; bu yüzden dava dilekçesi sürecin en belirleyici belgesidir. Bu yazıda çekişmeli boşanma dilekçesinde nelerin bulunması gerektiğini, hangi taleplerin ileri sürülebileceğini ve sık yapılan hataları anlatıyoruz.
Kısaca
- Görevli ve yetkili mahkeme: Aile mahkemesi; eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesi (TMK m.168).
- Olaylar ve deliller dilekçede gösterilir. Dilekçeler aşaması bittikten sonra yeni olay ileri sürmek kural olarak mümkün değildir (HMK m.141).
- Cevap süresi: Davalı, dilekçenin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap verir (HMK m.127).
- Özel sebeplerde hak düşürücü süre: Zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl (TMK m.161, 162).
- Talepler açıkça yazılmalıdır: Velayet, nafaka ve tazminat istekleri, tutarlarıyla birlikte sonuç kısmında yer almalıdır.
Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?
Anlaşmalı boşanmada eşler, boşanmanın kendisi ve mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda ortak bir protokol sunar. Bu konulardan herhangi birinde uzlaşma yoksa dava çekişmeli olarak görülür. Çekişmeli boşanma davası yazılı yargılama usulüne tabidir: dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinden sonra ön inceleme duruşması yapılır, ardından deliller toplanır ve tanıklar dinlenir.
Davanın açılmasına ilişkin genel adımları Boşanma Davası Nasıl Açılır? başlıklı yazımızda anlattık. Burada dilekçenin içeriğine odaklanıyoruz.
Dilekçede Bulunması Gereken Unsurlar
Dava dilekçesinin zorunlu unsurları Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde sayılmıştır. Bir boşanma dilekçesinde bunlar şu şekilde karşımıza çıkar:
- Mahkemenin adı (örneğin “Bursa Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne”),
- Davacı ve davalının adı, soyadı ve adresleri; davacının T.C. kimlik numarası,
- Varsa vekilin adı, soyadı ve adresi,
- Dava konusu (boşanma ve varsa velayet, nafaka, tazminat talepleri),
- İddianın dayanağı olan olayların sıra numarası altında açık özetleri,
- Her bir olayın hangi delille ispat edileceği,
- Dayanılan hukuki sebepler,
- Açık talep sonucu,
- Davacının veya vekilinin imzası.
Bu unsurlardan bir kısmının eksik olması hâlinde hâkim, eksikliğin giderilmesi için bir haftalık kesin süre verir; eksiklik giderilmezse dava açılmamış sayılır. Uygulamada asıl sorun ise biçimsel eksiklikten çok, olayların ve delillerin yetersiz yazılmasından doğar.
Boşanma Sebebinin Belirlenmesi
Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini özel ve genel sebepler olarak düzenler. Dilekçede hangi sebebe dayanıldığının açıkça belirtilmesi gerekir, çünkü her sebebin ispat koşulları ve süreleri farklıdır.
Özel sebepler
Zina (m.161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m.162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m.163), terk (m.164) ve akıl hastalığı (m.165) özel boşanma sebepleridir. Zina ile m.162’deki sebeplerde dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur. Terk sebebine dayanabilmek için ayrılığın en az altı ay sürmesi ve hâkim veya noter aracılığıyla yapılan ihtarın sonuçsuz kalması gerekir.
Genel sebep: evlilik birliğinin temelinden sarsılması
Uygulamada davaların büyük bölümü TMK m.166’ya dayanır. Bu sebepte davacı, ortak hayatın sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyecek ölçüde sarsıldığını somut olaylarla ortaya koymalıdır. Davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır. Özel bir sebebe dayanılırken, ispat güçlüğü ihtimaline karşı m.166’ya da birlikte dayanılması sık başvurulan bir yoldur.
Olayların Anlatımı: Somut, Tarihli ve Sıralı
“Eşim bana kötü davranıyor”, “anlaşamıyoruz” gibi genel ifadeler tek başına yeterli değildir. Mahkeme, tanıkları ve diğer delilleri dilekçede yazılı olaylar çerçevesinde değerlendirir. Bu nedenle her olayın mümkün olduğunca tarihiyle, yeriyle ve kimlerin tanık olduğuyla birlikte, numaralı paragraflar hâlinde yazılması gerekir.
Bu noktanın önemi HMK m.141’den gelir: taraflar, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra iddia ve savunmalarını kural olarak genişletemez veya değiştiremez. Dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde yer almayan bir olay, sonradan tanık anlatsa bile hükme esas alınmayabilir.
Delillerin Gösterilmesi
Dilekçede her olayın hangi delille ispat edileceği belirtilir. Boşanma davalarında en sık kullanılan deliller tanık beyanları, mesaj ve yazışma kayıtları, fotoğraflar, sağlık raporları, kolluk ve savcılık dosyaları, koruma kararları, banka ve otel kayıtlarıdır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumu ise mahkemece ayrıca araştırılır.
Tanıkların adı, soyadı ve tebligata elverişli adresleri liste hâlinde bildirilmelidir; Kanun ikinci bir tanık listesi verilmesine izin vermez (HMK m.240). Hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmaz (HMK m.189); eşin telefonuna gizlice program yüklemek gibi yöntemler ayrıca ceza sorumluluğu da doğurabilir.
Talep Sonucu: Boşanma ile Birlikte Neler İstenebilir?
Hâkim, tarafların talebiyle bağlıdır; istenmeyen tazminata ya da nafakaya kendiliğinden hükmedilmez. Çocuklara ilişkin konular ise bunun istisnasıdır ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Dilekçenin sonuç kısmında genellikle şu talepler yer alır:
- Boşanma kararı verilmesi,
- Ortak çocuk varsa velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi (ayrıntı için: Çocuğun Velayeti Nasıl Alınır?),
- Dava süresince tedbir nafakası (bkz. Tedbir Nafakası Nedir?),
- Boşanmadan sonrası için çocuk yararına iştirak nafakası ve koşulları varsa yoksulluk nafakası (bkz. Nafaka Nedir?),
- Maddi ve manevi tazminat (TMK m.174),
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti.
Nafaka ve tazminat taleplerinin tutar belirtilerek yazılması gerekir. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar ile ziynet eşyası alacağı boşanmanın eki niteliğinde değildir; ayrı harca tabidir ve uygulamada çoğunlukla ayrı bir dava konusu yapılır.
Sık Yapılan Hatalar
- Hazır örneği aynen kullanmak: İnternetteki dilekçe örnekleri biçim konusunda fikir verir; ancak başkasının olaylarına göre yazılmış bir metin, somut davadaki olayları ve delilleri karşılamaz.
- Olayları genel ifadelerle geçmek: Tarih, yer ve tanık belirtilmeyen iddiaların ispatı güçleşir.
- Talepleri eksik bırakmak: Dilekçede istenmeyen nafaka veya tazminat için sonradan ek talepte bulunmak her zaman mümkün olmayabilir.
- Tanık listesini eksik vermek: Sonradan yeni tanık bildirilemez.
- Yetkisiz mahkemede dava açmak: Davalının yetki itirazı sürecin uzamasına neden olur.
- Özel sebeplerdeki süreleri kaçırmak: Altı aylık süre geçtikten sonra yalnızca o özel sebebe dayanılarak boşanma kararı verilemez.
Dilekçe Verildikten Sonra Süreç
Dilekçe, harç ve gider avansı yatırılarak aile mahkemesine verilir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Harç ve avans tutarları her yıl yeniden belirlendiğinden güncel tutarın dava açılırken adliye veznesinden veya UYAP üzerinden öğrenilmesi gerekir. Ödeme gücü bulunmayanlar adli yardım talebinde bulunabilir.
Dilekçe davalıya tebliğ edilir ve davalı iki hafta içinde cevap verir. Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri için de süre iki haftadır. Ardından ön inceleme duruşması yapılır, uyuşmazlık konuları belirlenir ve tahkikat aşamasında tanıklar dinlenir. Mahkemenin kararına karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Boşanma, karar kesinleştiğinde hüküm doğurur.
Sık Sorulan Sorular
Çekişmeli boşanma dilekçesini avukatsız verebilir miyim?
Evet. Hukuk davalarında avukatla temsil zorunlu değildir; kişi davasını kendisi açıp takip edebilir. Ancak usul kuralları, avukatla temsil edilmeyen taraf için de aynen uygulanır; dilekçede gösterilmeyen olay ve deliller bakımından sonradan telafi imkânı sınırlıdır.
Dilekçede yazmadığım bir olayı sonradan ekleyebilir miyim?
Davacı, cevaba cevap dilekçesinde yeni olaylar ileri sürebilir. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ise iddianın genişletilmesi yasağı devreye girer; bu aşamadan sonra yeni olay ileri sürülmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah gibi sınırlı yollarla mümkündür.
Çekişmeli açılan dava anlaşmalı boşanmaya dönebilir mi?
Evet. Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve taraflar yargılama sırasında boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda anlaşırsa, hâkim tarafları bizzat dinleyerek ve düzenlemeyi uygun bularak anlaşmalı boşanma hükümlerine göre karar verebilir (TMK m.166/3).
Daha önce açılan boşanma davası reddedildiyse ne olur?
Reddedilen davada verilen kararın kesinleşmesinden itibaren kanunda öngörülen süre geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4). Bu süre 2024 yılında yapılan değişiklikle üç yıldan bir yıla indirilmiştir.
Sonuç
Çekişmeli boşanma davasında dilekçe, mahkemenin neyi inceleyeceğini ve neye hükmedebileceğini belirler. Boşanma sebebinin doğru seçilmesi, olayların somut biçimde anlatılması, delillerin ve tanıkların eksiksiz gösterilmesi ve taleplerin açıkça yazılması, sonradan giderilmesi güç eksikliklerin önüne geçer. Hazır örnekler yol gösterici olabilir; ancak her dilekçenin, o evlilikte yaşanan olaylara göre yazılması gerekir.
Boşanma, velayet ve nafaka davalarına ilişkin hukuki destek için Bursa Boşanma Avukatı sayfamızı inceleyebilir veya 0532 449 16 01 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.





