İŞ DAVALARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK
Özet
Bu makalede, Türkiye’de iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun zorunlu hale gelme süreci, yasal dayanakları, kapsamı, usulü, uygulama sorunları ve uluslararası karşılaştırmalı bakış açısı ele alınmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’yla, belirli iş davalarında dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuk uygulamasının hem teorik zemini hem de pratik yansımaları değerlendirilecektir.
1. Giriş ve Kuramsal Çerçeve
Arabuluculuk, “alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri” (ADR) arasında en yaygın kullanılanıdır. Hukuki literatürde; önleyici (preventive) ve düzeltici (corrective) işlevleriyle tanımlanır. Önleyici işlev, taraflar arasındaki iletişimi güçlendirerek çatışmanın mahkemeye taşınmasını engeller; düzeltici işlev ise, taraflar uzlaşıya varmıyorsa mahkeme yolunu disipline eder ve gereksiz yargı iş yükünü azaltır. Bu çerçevede zorunlu arabuluculuk, mahkeme erişim hakkını kısıtlamak yerine, süreç içerisindeki verimliliği artırmayı amaçlar.
2. Yasal Düzenleme
2.1. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
- Madde 3/1: “Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayalı işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, dava şartı olarak arabulucuya başvurulması zorunludur.”
- Usulden Red: Arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğinde, iş mahkemesi dava dilekçesini usulden reddeder. Bu, esas hakkında karar verilmesini engeller ve yeniden başvuru hakkının sınırlı süreyle bağlanmasına yol açar.
2.2. Avrupa Birliği Yönergeleri ve Karşılaştırma
- 2008/52/EC Mediation Directive: Üye devletlere, davadan önce gönüllü arabuluculuğu teşvik etmeyi; zorunlu uygulamalarda ise etkin garantiler sağlamayı öngörür.
- Türkiye’deki düzenleme, AB direktifinin aksine dava şartı mekanizmasıyla zorunluluğu getirirken, sürecin açıklığı ve adil işleyişi konusunda bazı eleştirilere açıktır.
3. Kapsam ve İstisnalar
Kapsama Giren Davalar |
İstisnalar |
• Ücret ve diğer işçilik alacakları |
• İş kazası/meslek hastalığı tazminatları |
• Kıdem, ihbar, kötü niyet tazminatları |
• Ölüm tazminatı (ihtiyari arabuluculuk) |
• İşe iade talepleri |
• İş dışı alacaklar |
- Başvurulacak Süre: İşe iade davalarında, fesih tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvuru yapılmalıdır.
- Zaman Aşımı: Arabuluculuk görüşmeleri sonuçlanmazsa, “son tutanağın” alındığı tarihten itibaren 2 hafta içinde dava açılmalıdır.
4. Süreç ve Usul Kuralları
- Tarafların Seçimi ve Yetki
- Arabulucu, tarafların mutabakatıyla belirlenir. Anlaşma sağlanamazsa, Adalet Bakanlığı ataması devreye girer.
- Görüşme Süresi
- Başvuru tarihinden itibaren 3 hafta içinde sonuçlanmalı; gerekirse 1 hafta uzatılabilir.
- Gizlilik ve Tarafsızlık
- Görüşmelerde elde edilen tüm bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi, sürecin hükümsüzlüğünü doğurur.
- Sonuç Belgesi
- Uzlaşı sağlanırsa, “arabuluculuk anlaşması” taraflarca imzalanarak mahkemeye dayanak teşkil eder. Sağlanamazsa “son tutanak”la mahkemeye gidilir.
5. Uygulamada Yaşanan Sorunlar
- Bilgilendirme Eksikliği: İşçi ve işverenlerin arabuluculuk süreçleri hakkında yeterince bilgilendirilmemesi, usul hatalarına yol açıyor.
- Zaman Baskısı: 3 haftalık kural, karmaşık uyuşmazlıklarda yeterli uzlaşı ortamı yaratmıyor.
- Arabulucu Niteliği: Standartların belirgin olmaması, bazı arabulucuların tarafsızlığı sorgulanır kılıyor.
Bu problemlerin çözümü için etkin eğitim programları, akreditasyon sistemleri ve süre uzatma mekanizmaları önerilmektedir.
6. Karşılaştırmalı İnceleme ve İyi Uygulamalar
- Almanya: İş arabuluculuğu tamamen gönüllüdür; zorunlu aşama yerine mahkeme öncesi “bilgilendirme görüşmeleri” uygulanır.
- İtalya: Ticari ve iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk, ancak sürecin tamamlanması halinde mahkeme başvurusu kabul ediliyor.
- Öneri: Zorunlu mekanizmayı koruyarak, gönüllü esneklik ve görüşme süreleri konusundaki inisiyatif alanlarını genişletmek, mevzuatın etkinliğini artırabilir.
- Bursa İŞ hukuku avukatı olarak iş mahkemelerine ilişkin her türlü iş hukuku hizmetini profesyonel olarak sunmaktayız.