Av. Sercan Coşkun Kulak · Son güncelleme: 1 Ekim 2026
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçilmesinden sonra uygulamada sıkça sorulan sorulardan biri, Cumhurbaşkanı tarafından yapılan atama ve görevden alma işlemlerine karşı idari yargıda dava açılıp açılamayacağıdır. Danıştay bu soruyu açık bir şekilde yanıtlamıştır.
Önce Bir Ayrım: Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi mi, Cumhurbaşkanı Kararı mı?
Uygulamada bu iki kavram çoğu zaman birbirine karıştırılır, oysa yargısal denetim yolları farklıdır:
- Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK): Genel ve soyut kurallar koyan düzenleyici bir normdur (örneğin 3 sayılı CBK). CBK’ların Anayasa’ya uygunluk denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yapılır (Anayasa m.148).
- Bireysel atama ve görevden alma işlemleri: Belirli bir kişiye ilişkin Cumhurbaşkanı kararıyla yapılan bu işlemler idari işlemdir. Bunlara karşı açılan iptal davalarına ilk derece mahkemesi olarak Danıştay bakar (2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24).
Kamuoyunda “kararname ile atama” olarak bilinen işlemler, bu ikinci gruba girer ve idari yargı denetimine tabidir.
Danıştay 2. Dairesi Kararı (E:2023/2425, K:2023/6014)
Kararın konusu olan olayda, Tokat Vali Yardımcısı olarak görev yapan davacı, Cumhurbaşkanı kararıyla Konya İl Hukuk Müşavirliğine atanmıştır. Danıştay öncelikle bu işleme karşı dava açılıp açılamayacağını tartışmış ve şu tespitlere yer vermiştir:
“09/07/2018 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa değişiklikleri ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçilerek yönetim ve hukuk sisteminde önemli değişiklikler yapılmış; ancak, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kadrolarda, pozisyonlarda ve görevlerde bulunan personel hakkında yapılacak tasarruflara ilişkin olarak, farklı bir yargısal denetim yapılmasını gerektiren yasal bir değişiklik yapılmamıştır.”
“Cumhurbaşkanının sahip olduğu bu yetki, mutlak ve sınırsız nitelikte olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır ve bu açılardan idari yargı denetimine tabidir. Aksine bir yorum, Cumhurbaşkanınca tesis edilen bu tür işlemlerin, yargı denetiminin dışında bırakılması sonucunu doğuracak olup, bunun da, aksi Anayasa’da düzenlenmediği sürece, bir hukuk devletinde kabulü mümkün değildir.”
Takdir Yetkisi İşlemin Sebebi Olamaz
Danıştay kararında ayrıca, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca idari işlemin sebep unsuru yönünden de denetleneceğini vurgulamıştır. Buna göre:
- İdare hukukunda sebepsiz idari işlem olamaz; her işlem kamu yararına yönelik bir sebebe dayanmalıdır.
- Hukuka aykırılık iddialarının etkin biçimde ileri sürülebilmesi için işlemin maddi ve hukuki sebepleri açıkça ortaya konulmalıdır.
- “İdarenin takdir yetkisi” tek başına bir işlemin sebebi olamaz. Takdir yetkisinden söz edilebilmesi için önce bu yetkinin hangi sebeple kullanıldığı açıklanmalıdır.
Sonuç
Danıştay, Cumhurbaşkanı kararıyla yapılan atama işleminin idari yargı denetimine tabi olduğunu kabul etmiş ve işlemi sebep unsuru yönünden incelemiştir. Bu nedenle üst kademe kamu yöneticilerinin atanması veya görevden alınması işlemlerine karşı, işlemin tebliğinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde Danıştay’da iptal davası açılabilir.
Atama, görevden alma ve diğer kamu personeli uyuşmazlıklarında hukuki destek için Bursa İdare Hukuku Avukatı sayfamızı inceleyebilir veya 0532 449 16 01 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.





